HIDIRILLEZ BAYRAMI
Февраль 11, 2010

Hıdırlez bayramından bahsetmek istiyorum. Makalemin konusu “Hıdırlez Bayramı”nın seçmemin sebebi köyümün Qıdırlez (Katerles) adını taşıması ve köyümde bu bayramın her yıl düzenli olarak kutlanmasıdır. Köyümüzdeki ihtiyarlar her zaman köyümüzün Kırım’ın en doğu tarafında bulunduğundan Hıdırlez en baştan bizim köyümüze geldiğini gururla söylerlerdi. Eskiden beri başlayıp Hıdırlez köyümüzün en sevilen ve en beklenen bayramdır.
Hıdırlez bayramında Kırım Tatarların karmaşık etnik tarihi yansılıyor. Hıdırlez adet ve merasimlerde halkın sosyal hayatının, iktisadi faaliyetleri ve inancın kaynaklarını görebiliriz.
Hıdırlez Bayramı “Quralay” (Mayıs) ayının ilk haftasına denk geliyor, yani buğday başağının ortaya çıktığı günler. Hıdırlez bayramından sonraki gün tarlalarda çalışacak ücretli işçilerin tutması başlar. Kırım çobanları ise sığırları yazlık yaylara sürerlerdi. Hıdırlez yılı ikiye bölerdi. Bu günden itibaren Kasım gününe (8 Kasım) kadar süren zamanı yaz sayılırdı. Kasım gününden Hıdırlez Bayramına kadar süren zamanı kış idi.
Hıdırlez Bayramının adı haklarında birçok efsane bilinen iki Müslüman evliyanın adlarından oluştu. Hıdır veya Hıdr (al-Hadir) hakkında Kur’an-ı Kerim’de yayan olduğu ve kendisine Allah tarafından ebedî hayat verildiği yazılıyor. Müslümanların Allah’a imanlarının sönmemelerine, denizdeki felakete uğrayanlara, yangınları söndürmeye, yardım eder, hırsızlardan ve cinlerden korur. Allah onu himaye ediyor ve doğru karar vermede yardım ediyor. İlyas ise İncil peygamberlerinden biridir. Rivayete göre, ona Allah tarafından şimşeği idare edilmesi verildi. Pınarları korur ve sığırları himaye altında tutar. Hıdır ile İlyas inanlara yardım ederek sürekli dünyayı dolaşırlar: Hıdır Doğu tarafı, İlyas ise, Batı kontrol eder. İşte ikisi bir yerde buluştuğu zaman (Quralay ayının ilk haftası), o topraklara Hıdırlez Bayramı gelir. Müslüman mitolojisine göre, Hıdır’ın giydiği kıyafetlerin rengi yeşil olup, İlyas’ın ise gök mavidir.
Bayramın arifesinde ev hanımları titizlikle evi temizlerler, çünkü rivayetlere göre, kirli evleri Hıdır ziyaret etmez. Akşamleyin ise pencere kenarı üzerine bir avuç buğday tohumları dökerler. Evlerde çiçeklerle ve şifa otlarla dolu güğüm/qumanlar koyulurdu. “Qalaqay” , “Kobete”, “Sarıburma” pişirilir. Ama günün yemeği “Qalaqay” olur. Kadınlar onu geçen senden kalan undan pişirirler. Eğer hamile olan kadın evi temizlemezse, çok zor doğuracağına inanılır. Çocuklar ise, kâbuslardan korunmak için başları, dudakları ve ayakları sarımsak ile sürerler. Sığırları ahırdan çıkartıp, nazar değmesinden ahırı dumanla tütsülenir. Mezarları ziyaret edilir.
Bayram gününde sabah namazından sonra, evin hanımı inekleri, keçiler sağar ve ahır girişinin kapısını süt ile serper. Bu günde her aile bir ağaç (erkekler elma ağacını, kadınlar ise armut ağacı) veya çiçekler diker. Genellikle bu bayram doğada, pınarın yanında veya aziz yerlerde kutlanır. Salıncaklar kurulur, genç kızlar onları çiçeklerle süslerler ve sallanırlar. Kadınlar gelecek ürünün zengin olsun diye birbirlerini yeşillikle serperler. Erkekler güçlerini göstermek için “kureş” adını taşıyan yarışmalarına katılırlar. Bu bayramda kızlar ve delikanlılar birbirleriyle tanışırlar. Eğer delikanlının beğendiği bir kız varsa ona mendilini hediye eder. Delikanlı kızın hoşuna giderse, kız onun mendilini alıp onun nakış işlerdi ve gözdesine geri verir. Bayramda köyün en muhterem veya en ihtiyar olan adam “qalaqayı tıgırdatırması” bayramın vazgeçilmeziydi. Rivayete göre, eğer qalaqay kabarık tarafı üstüne düşerse, mahsul iyi olacak, eğer düz tarafına ise o zaman mahsul zayıf olacak. Hıdırlez bayramı kendini göstermek isteyen çobanlar ve ücretli işçiler için iyi bir fırsat.
Caminin yanında büyük ateş yakmaya hazırlanır. Akşam namazından sonra buraya koyun sakinleri gelirler. Köyün en muhterem adamı ateşi yakıp onun üzerinden atlar. Onu diğer erkekler takip eder. Atalarken bu deyimi söylerler: “Ağırlığı yavurğa, yengilligi ozüme”. Erkelerden sonra kadınlar, kızlar ateş üzerinden atlarlar. Bazı köylerde ateş her evin önünde yakılır.
Umumî şenlik “Horan” ile biter.
Bayramın ikinci gününde ise aziz yerlere gidip oradaki pınarları “temizlenir”. Pınar üzerinde dualar okunur, ilk olarak köyün muhteremi yüzünü yıkadıktan sonra su içilebilirdis. Daha sonra ateşler yakılır ve tekrar yiğitler ve kızlar ateş üzerinden atlarlar.
Hazırladı:
Sebilya Fezaziyeva
Ankara’daki “Qırımtatar Urf ve Adetleri” yarışmasında 3.yeri kazanan yazar
Güzel bir makale! Maşaallah!
Bizim koyümüzde Hıdırlez bayramında yapılan etkinliklerinden bahsetmek istiyorum: küreş, at yarışı, bilek yarışı, agırlık kaldırma, kaygan baca üzerine çıkma, horoz dövüşü, en güzel yemek yarışması ve elbette halk oyunları(dansları).